REDSTONE FRANCHISE BAŞVURUSU İÇİN HEMEN TIKLAYIN! Uluslararası ve %100 Türk Sermayeli Gayrimenkul Franchise Şirketi
Röportajlar

Gebze Lokantacılar ve Pastahaneciler Esnaf Odası Başkanı Yusuf Ziya Çalış: Bizi kapattınız, Uludağ’ı açtınız!

Gebze Lokantacılar ve Pastahaneciler Esnaf Odası Başkanı Yusuf Ziya Çalış, Gebze’deki esnafın sorunlarını anlattı ve oda olarak yaptıkları faaliyetlerden söz etti. “Bizi neden kapattıklarına hâlâ aklımız ermiyor” diyen Çalış, esnafın evine ekmek götüremediğini söyledi. “Bizi kapattılar, Uludağ’ı açtılar” diyen Çalış, “Sorunlarımızı yetkililere iletmekte sıkıntı çekmiyoruz, fakat ya anlaşılmıyor, ya da anlamıyorlar” dedi. “Aslında Bilim Kurulu’nda bizlerin de bir temsilcisinin olması gerekiyordu” diyen  Gebze Lokantacılar ve Pastahaneciler Esnaf Odası Başkanı Yusuf Ziya Çalış ile röportajımızdan öne çıkanlar şöyle:

Esnaf için Ramazan bir felaket oldu

Ramazan ayı için yapılacak ek hijyen ve saat düzenlemeleri ile esnafın açık bırakılabileceğini ifade eden Gebze Lokantacılar ve Pastahaneciler Esnaf Odası Başkanı Yusuf Ziya Çalış, Ramazan’da uygulamaya geçirilen kapatma ve kısıtlama kurallarını eleştirdi. Çalış şöyle söyledi:

“Esnafımız açısından Ramazan, bir felaket oldu. Bizi Ramazan’da açık bırakmış olsalardı bir masada iki kişi olmak üzere, hijyen ve mesafe kurallarına dikkat ederek, hizmet verilebilirdi. Esnafımızın da psikolojik olarak morali bozulmayacak ve en azından Ramazan ayını bayram öncesi daha verimli geçirebilecekti.”

Esnafın sıkıntı ve sorunlarını yetkililere iletmekte herhangi bir sıkıntı çekmediklerini belirten Yusuf Ziya Çalış, oda olarak söylediklerinin bazen anlaşılmadığını söyledi. “Anlatıyoruz. Sonuçta bir bölümü dinleniyor, bir bölümü yapılamıyor, bu şekilde süreci götürmeye çalışıyoruz” diyen Çalış, Bilim Kurulu’nda kendilerinden bir temsilci olması gerektiğini sözlerine ekledi. Çalış şunları kaydetti:

Esnafın avukatlığını yapan bir kamu kuruluşuyuz

“Şu anda mevcut 693 üyemiz var. Odamız, esnafın sicilini tutan, esnafın sorunlarını merkezi hükümete ileten kamu kurumu niteliğinde bir kuruluştur. İçişleri Bakanlığı’nın genelgesiyle son zamanda tarafımıza dinamik denetleme görevi de verildi. Bu denetimlerle farkındalık yaratıyoruz. Bir sivil toplum kuruluşu değiliz. Üst makamlar, devletle olan ilişkiler, büyükşehir, valilik, kaymakamlıkla olan ilişkileri esnafımız adına yürüten, esnafımızın avukatlığını yapan, böyle bir hakkı olan, mahkemelerde savunabilen bir kuruluşuz.

Biz öncelikle 52 odanın oluşturduğu Kocaeli Esnaf Odaları Birliği’ne bağlıyız. Ayrıca bağımsız olarak merkezi Ankara’da bulunan ve 104 odanın oluşturduğu Lokantacılar ve Pastahaneciler Federasyonu’na bağlıyız. Federasyon Başkanımız da aynı zamanda İzmir Oda Başkanımız olan Aykut Yenici’dir. Siyasi yapısı ve çalışkanlığı nedeniyle hükümetle istişarede bulunabilen, gidip gelebilen, izin alabilen, bakan düzeyinde, bakan yardımcısı düzeyinde görüşmelerde bulunarak esnafımızın sorunlarına çözüm getirme noktasında ciddi çabaları olan, ulusal ve yerel kanallarda da konuyu en iyi şekilde anlatan, ifade eden bir genel başkanımız var.”

Bilim Kurulu’nda bir temsilcimiz olmalıydı!

Oda çatısı altında farklı meslek gruplarının olduğuna dikkat çeken Yusuf Ziya Çalış, tedbirler veya yasakların alınması noktasında odanın fikrinin alınmadığından yakındı. Esnafı iyi tanıdıklarını belirten Çalış, “Çok söyledik, çok anlattık ama anlaşılmadı, anlamıyorlar, dinleyen olmadı. neden yeme-içme yerleri?” diye sordu. Çalış şöyle devam etti:

“Aslında Bilim Kurulu’nda bizlerin de bir temsilcisinin olması gerekiyordu. Çünkü bizde çok farklı meslekler var. Örneğin börekçimiz sabah altı buçukta işe başlar. Alkollü işletmelerimiz, restoranlarımız var. Gebze’de İstanbul gibi bar, pavyon, gazino gibi işletmeler yok. Alkollü restoran olarak geçen yerler var. Bir de kafelerimiz var. Kafelerin yeme-içme ağırlıklı olanları bize bağlı. Dolayısıyla her bir meslek grubunun kendine özgü ciddi sıkıntıları var. Örneğin çorbacılar, sulu yemeğin paketi olmayacağı için tamamen kapalı. Alkollü işletmeler saat 19.00’da kapandığı için, çorba içilir gibi alkol de içilmeyeceği için, kimse öğlen saatinde gidip o restorana oturmuyor. Bu grubumuz ciddi istihdam yaratan firmalardan oluşuyor. 10-15 kişi istihdam eden işletmeler. Kiralar 15 binden 35 bine kadar çıkabiliyor bu grubumuzda. İstanbul’a göre küçük rakamlar gözükebilir ancak bizim hacmimize baktığımızda bunlar çok ciddi rakamlar.”

Açılıp kapanmalar bile zarar getirdi!

“Kafeler 13 aydır kapalı. Zaman zaman açılmış olsalar da, açılıp kapanma bile bize zarar getirdi. Herkes en azından Ramazan ayını verimli geçiririz diye umut etti ama olmadı. Oysaki birçok önlemle birlikte daha verimli geçirilebilirdi. Biz henüz anlamış değiliz, neden yeme-içme yerleri? Çok söyledik, çok anlattık ama anlaşılmadı, anlamıyorlar, dinleyen olmadı.”

Siyasi istatistikler kapanma yok diyor, doğru, sebebi: Kod-29

Pandemi sürecinde Kod-29 sebebiyle tazminatsız işten çıkarılanlar olduğunun altını çizen Gebze Lokantacılar ve Pastahaneciler Esnaf Odası Başkanı Yusuf Ziya Çalış, kapanma olmadığına dair yayınlanan rakamlara açıklık getirdi. “Kod-29 ile işten atılan bir adam ne yapacak, çiğköfteci dükkanı açacak” diyen Çalış, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Sulu yemek yapan arkadaşlarımızın birçoğu battı ve batmaya da devam edecekler. Şimdi siyaset olarak istatistiklerde kapanan yok diye söyleniyor. Doğru söyleniyor. Bizim bir ay önce 680 üyemiz varken, bugün 693 üyemiz oldu. Nasıl oldu diyeceksiniz? Biliyorsunuz ki Kod-29 ile birçok işçi sokağa atıldı, tazminatsız işten çıkarıldı. Ne yapacak bu insan? Kod-29’dan atılmış. Hırsızlık, ahlaksızlık, işverene hakaret, işverenin ailesine hakaret gibi sebeplerden atılmış. İnsandan bahsediyoruz. Bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi var, bir çocuğu var, kirası var. Ne yapacak? Elinde üç-beş kuruşu varsa ‘ben bir çiğ köfteci dükkânı açayım, bunu 10 bin liraya, 20 bin liraya yaparım, hiç olmazsa evime bir ekmek götürürüm’ diyor.

Bir yandan kapanıyor, bir yandan açılıyor. Bugün 350 bin lira masraf yaparak oluşturamayacağınız bir yeri, bugün 80 bin liraya alırsınız. Millet canını kurtarmanın peşine düşmüş artık. Yine bir grup, bize bağlı değil, ticaret odasına bağlı bir grup ama sonuçta bu ülkenin vatandaşı, pandemi sürecindeki zararının 4 trilyon olduğunu söylüyor.” 

Pandemiyi fırsata çevirenler fahiş kira artışı yapıyor

“Aşılamanın bugüne kadar yapılıp bitirilmesi gerekirdi” diyen Gebze Lokantacılar ve Pastahaneciler Esnaf Odası Başkanı Yusuf Ziya Çalış, fahiş kira artışlarına da dikkat çekti. Verilen desteklerin yeterli olmadığını ifade eden Çalış, şu ifadelere yer verdi:

“Bugüne kadar aşılamanın tamamının yapılması lazımdı. Ülkenin de ekonomik olarak geldiği noktayı herkes biliyor. Para verilemiyor. Sadece kısmi kapanma, yarı kapanma, hafta sonu kapanma… Böyle olmuyor. Sürü bağışıklığı da oluşmuyor. Oluşması için herkesi aşılamak lazım. Bu anlamda bizce artık yapılacak bir şey yok. Diğer ülkelerde de olmazdı bu. Ölü sayıları bugün 20’lerden 300’lere çıkmış durumda. Parayı vereceksiniz, insanlara bir ay kapatın diyeceksiniz. Hadi ondan da vazgeçtik, sigortayı almayacaksınız. Kirayla ilgili genelge çıkartacaksınız. Bazıları kirayı fırsata çevirdi. Benim başkan vekilimin kirası 7 bin lira iken 15 bin lira oldu. O da pandemiden dolayı olmuş, yoksa 20 bin lira düşünüyormuş. Böyle fırsatçılar da var, iki kirasını almayan işletme sahipleri de var. Bizim derdimiz işyeri sahipleriyle ilgili değil ki! O insanlar da onunla geçiniyor, alacak.”

Bizi kapattınız, Uludağ’ı açtınız!

“Biz hijyen kurallarını iyi bilen, işyeri açılırken hijyen belgesi olmayanlara ruhsat verilmeyen, ustalık belgesi olan, el yıkamasını bilen bir grubuz. Garsonuyla, aşçısıyla, işletme sahibiyle, sürekli denetime açık olan gruplarız. Sadece bizi kapatarak bu işi önleyemezsiniz. Bizi kapattınız, Uludağ’ı açtınız. Bizi kapattınız, otelleri açtınız. İnsanlar oturmak için otellere gidiyor. Yenikent’te, SGK’nın karşısında, TEM’in kenarında bir konaklama işletmesi var, oraya gidin bakın, ağzına kadar dolu, tıklım tıklım. Buradaki esnafın günahı ne? Yol boyunca açık, ama şehrin içindeki kapalı. Biz dedik ki, bize de görev verin. Denetim görevi verdiler. Tamam, iyi, güzel, denetleyelim. Kurallara uymuyor ise kapatılsın. Esnafımızın böyle talebi var. Diyor ki ben kurala uyuyorum, kapatıyorum, zarar ediyorum. Diğeri kurala uymuyor, 14 masayı da dolduruyor, o kâr ediyor, ben zarar ediyorum, kapanınca hepimiz kapanıyoruz. Kesin kuralları koyacaksınız, kurallara uymayacaksınız ruhsatını iptal edeceksiniz.”

Yevmiyeye giderek işyerimin kirasını ödüyorum diyen esnaflarımız var

“Biz toplum sağlığını koruyan bir grubuz. Yemeyle, içmeyle, hijyeniyle biz varız, bizim açık olmamız lazım” diyerek Hükümet’e seslenen Yusuf Ziya Çalış, şöyle devam etti:

“Bu hepimizi ilgilendiren bir meseledir. Toplum sağlığı meselesidir. Çarkın dönmesi lazım. İşsizlik hat safhaya ulaşmış. Bir de bizden kaynaklanan işsizlikler var. Çalışanlarımıza 1000-1500 lira gibi, kısa çalışma ödeneği gibi bazı şeyler verdiler. Bize ne verdiler? Bin, bin, bin, üç bin lira. Bizde bin lira dişin kavuğuna gitmiyor. Birçok esnafımız evine ekmek götüremiyor. Mesajlar alıyorum. Yevmiyeye giderek işyerimin kirasını ödüyorum diyen esnaflarımız var. Yardım çağrısında S.O.S. veren arkadaşlarımız var. Bunları görüyorum. Birçok arkadaşımızın biraz daha düzelir diye evini, arabasını sattığını biliyorum. Ama bu iş bana göre bir yıl daha düzelmeyecek. Bu noktadan baktığımızda esnafımızın ayakta kalması bir şekilde sağlanmalı. Federasyon, KESK, birlikler, oda başkanları gibi insanlardan bir komisyon oluşturulmalı ve bu konuştuklarımız dikkate alınmalı diye düşünüyorum.”

Esnafın girdi maliyetleri çok yüksek!

“Esnafın girdi maliyetleri çok yüksek ve her geçen gün biraz daha yükseliyor. Un maliyetleri alabildiğine yükseldi. Sadece un değil, yağ fiyatları ikiye-üçe katladı. Pandemiden dolayı hijyen kurallarının getirdiği artı yükler oluştu. Örneğin el dezenfektanını 15’e alırken 80 oldu. Maskeler kullanılıyor, her masada dezenfektan ve kolonya kullanılıyor. Böreği, poğaçayı vereceğiniz kâğıt torbanın maliyeti bile rakamsal olarak belli yerlere geldi. Marketler poşet parası 25 kuruş alıyor, ama bizim alma şansımız yok. Pastanızı taşıyacağınız bir poşet bile ciddi maliyet tutmakta. Dolayısıyla bu ağır girdi maliyetleri fiyatta indirim isteyen müşteriye de olumsuz yanıt olarak dönüyor maalesef.”

Kefen parası bile bitme noktasına geldi

“Tabir yerindeyse insanlar artık kefen parasını bile bitirme noktasına geldi. Biz bu sıkıntıları gördükçe bir banka ile 3 ay ötelemeli kredi kullandırtma protokolü imzaladık fakat Reel faizler çok yüksek, 1.89 gibi rakamlarla imzaladık. Bu rakamlar bir işletme için çok yüksek. Kârınızı oraya veriyorsunuz demektir bu. Biz oda olarak bir anlaşma yaptığımız için 1.89 faizle alabildik, esnaf kendi gidip almaya kalktığında yüzde 22-24’lerde alacak. Arkadaşlarımız kredi kullanmamak için çok direndiler ama sırf 3 ay öteleyebilmek için bunu yapıyorlar. 3 ay sonra ne ile ödenecek bu rakamlar? Artık bütün umutlar bittikten sonra da kapanmalar başlayacak diye düşünüyorum. Türkiye ekonomisi açısından da çok tehlikeli buluyorum. Küçük esnaf ekonominin bel kemiğidir. Bel kemiğiniz kırılırsa, ayakta kalma şansınız olmaz.”

“Dün bir televizyon kanalında izledim, ‘25 yıldır çalışıyorum, 400 milyar lira borcumuz var, bir yıl izin kullanmadım’ diyor. Esnaf da bu!” diyen Gebze Lokantacılar ve Pastahaneciler Esnaf Odası Başkanı Yusuf Ziya Çalış ile röportajımızın devamını Youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.

  • (Röportaj: Selçuk Erat – Nazlı Üstün) Haber41 Kocaeli

Gebze Haber Merkezi

Gebze Haber Merkezi | Gebze'nin Haber Merkezi. Özgün, Yaratıcı, Yenilikçi Bakış Açısı ile Doğru, Tarafsız, Araştırmacı Gazetecilik.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu