REDSTONE FRANCHISE BAŞVURUSU İÇİN HEMEN TIKLAYIN! Uluslararası ve %100 Türk Sermayeli Gayrimenkul Franchise Şirketi
Gebze Haber

Dünya Dans Günü meydanlarda kutlandı

İzmir sokakları dün salgın tedbirleriyle dans gösterilerine sahne oldu. Bale Sanatçısı ve Eğitmeni Ayhanım Sun, dansın insanlık tarihi kadar eski olduğunu belirterek ‘Türk milleti olarak çok yetenekliyiz. Bizim aşil bağlarımız çok uzundur. O nedenle çok güzel sıçrama yeteneğimiz vardır’ dedi.

İzmir’de farklı branşlardan dansçılar, 29 Nisan Dünya Dans günü için bir araya geldi. Latin Dansları ve Sokak Cazı gibi birçok farklı tarzda performans sergileyen dansçılara, Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü öğrencileri eşlik etti. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde “Dans sınır ve mekan tanımaz” sloganıyla hayata geçirilen sokak projesinde sanatçılar, kentin meydan, park, çarşı ve ara sokaklarında dans etti. Kalabalık ortamlarda koronavirüse karşı tedbirlerini alan dansçılar, kentte günlük yaşam sürerken bale ile Latin ve hip hop dansı figürleri sergiledi.

Proje çerçevesinde İzmir Alsancak Garı ve işlek caddelerde dans eden Tan Sağtürk Akademi Mavişehir Okulu başöğretmeni İpek Sanıtürk, dansın beden sağlığı açısından büyük önem taşıdığına işaret etti. Sanıtürk, “Salgın döneminde evlerimizin içindeki dar alanlara sıkışsak da kendimizce yaratıcı çözümler bulduk elbette. Ancak stüdyolarımızdaki, sahnelerimizdeki ışıkların altında özgürce hareket serbestisinin ferahlığına her zaman özlem duyuyoruz” dedi. Salgın süresince sahneye çıkıp gösteriler yapmayı özledikleri için park, çarşı, sokak ve hatta kaldırımlarda dans ettiklerini anlatan Sanıtürk, açık hava mekanlarını bir tür sahneye çevirerek Dünya Dans Günü’nü kutladıklarını ifade etti.

Dünya Dans Günü veya Uluslararası Dans Günü, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) ve UNESCO ortağı STK Uluslararası Dans Komitesi tarafından 1982 yılında tanıtıldı ve her yıl 29 Nisan’da kutlandı. Tarih, modern balenin yaratıcısı Jean-Georges Noverre (1727-1810)’nin doğumgünü anısına ITI Uluslararası Dans Komitesi tarafından belirlendi.

’13 BİN YILDIR DANS EDİYORUZ’

Bale Sanatçısı ve Eğitmeni Ayhanım Sun, dansın önemini ve kültürümüzdeki yerini Aydınlık’a anlattı. Dans olgusunun varoluşunu ve bale sanatının özelliklerini anlatan Sun şunları söyledi;

“Dansın başlangıcı, 13 bin yıl öncesindeki kaya üzerine çizilmiş, el ele tutuşmuş figürler görüyoruz. Bir tür ayindir dans. Bütün dans çeşitleri için geçerlidir. Bir tür tapınmadır, bedene ve evrenin hareketine. Çünkü evren hareket ile varolmuştur. Beden de hareket ediyor ve devinerek gelişir. Hareket etmeyen şey ölüdür. Oysa dünya da hareket ediyor, evren de.”

“Özellikle Türk toplumlarında, bir şey başarıldığı zaman, bu ayinlerle kutlanır. Veya tanrıdan bir şey istendiği zaman ayinlerle yapılıyor. Bedenin hareketleri bir sunu olarak öne çıkarılıyor. Bu da belli bir ritim ve tempoda yapılıyor. Demek ki ses ve dans, birlikte gelişen bir şey. Bilinçte ve insanın varlığında. İnsan bilinçlendikçe bu tür etkinlikleri sistematik hale getirmiş.”

“İlk Türk Balerin Kaya İlhan’dır. Aynı zamanda bir filozoftur. Bedeninizle uğraşmaya başladığınızda, evreni tanımaya başlıyorsunuz. Aynı zamanda kendinizle verdiğiniz mücadele size hayatta güç kazandırır. Türk milleti olarak çok yetenekliyiz. Bizim aşil bağlarımız çok uzundur. O nedenle çok güzel sıçrama yeteneğimiz vardır. Bale, bütün evrelerden geçip, sistematize edilmiş en son dans biçimidir. Aynı zamanda en çok ihmal edilen sanat olmuştur. Dünya Dans Gününüz kutlu olsun.”

Gebze Haber Merkezi

Gebze Haber Merkezi | Gebze'nin Haber Merkezi. Özgün, Yaratıcı, Yenilikçi Bakış Açısı ile Doğru, Tarafsız, Araştırmacı Gazetecilik.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu