REDSTONE FRANCHISE BAŞVURUSU İÇİN HEMEN TIKLAYIN! Uluslararası ve %100 Türk Sermayeli Gayrimenkul Franchise Şirketi
GündemSiyasetTürkiye Gündemi

“SBK’nın yurt dışı yasağını kim kaldırdı” diyen Davutoğlu: Cumhurbaşkanı Rıza Zarrab için ‘hayırsever’ derken ben net tavır koydum

Geçmişte Rıza Zarrab’ı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘hayırsever’ dediğini hatırlatan Davutoğlu, Sezgin Baran Korkmaz’ın yurt dışına çıkış yasağını kimin kaldırdını sordu.

Ahmet Davutoğlu

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, hakkında ‘aracılık’ iddiaları çıkan Süleyman Özışık’ın ”Süleyman Soylu’ya masum olduğuna inandığım binlerce insanın dosyasını götürdüm; görevlerine iade edildiler” ifadelerine tepki gösterdi: Bizim bilmediğimiz bir Yargıtay, Danıştay yapılanması mı var? Gizli, paralel. Bu FETÖ yapılanması, FETÖ’ye benzer bir yapılanma. Onlar da öyle yaparlardı.

 Ahmet Davutoğlu Konya İl Başkanları toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Organize Suç örgütü lideri Sedat Peker’in ifşaatlarının ardından hakkında ‘aracılık’ iddiaları çıkan Süleyman Özışık’ın açıklamalarına tepki gösteren Davutoğlu, ”Suçsuzluğuna inandığım binlerce dosyayı Adalet Bakanlığı’na götürdüm ve onların serbest bırakılmalarını sağladım diyor.

Bizim bilmediğimiz bir istinaf mahkemesi mi var Türkiye’de? Bizim bilmediğimiz bir Yargıtay, Danıştay yapılanması mı var? Gizli, paralel. Bu FETÖ yapılanması, FETÖ’ye benzer bir yapılanma. Onlar da öyle yaparlardı. Belli bölge imamları dosyaları götürüp bunları temiz çıkarın, bunları suçlu çıkarın diye. Şimdi aynı FETÖ taktiğiyle nasıl bir gazeteci Türk yargısına İç İşleri Bakanlığı’na gidip evrak verir?” dedi.

Davutoğlu’nun konuşması şu şekilde:

İktidar yıllarca vurguladığı temel ilkeleri reddetmişse ve esnaf kültürüne dayalı esnaf faaliyetlerinden kopup yolsuzluklara ulaşmışsa bizim onlardan yana olacağımız hiçbir şey kalmamıştır. 2 aydır yaşanan ifşaatlar sonrası iktidar konuşmuyor. Bunların ekseni, duruşu kayboldu. Üzücü olan şey bütün değerlerin içini boşalttılar, genç nesilleri bu değerlerden uzaklaştırdılar. Medeniyetler siyasi hukuki ekonomik ilişkiler üzerinde yükselir ve bütün bu güç ilişkiler üzerinde kendini soyutlamış temeller üzerinde yürütülür. Bugün büyük bir çürümüşlük var. Hukuk siyasi denetlemek yerine siyaseti kullanan güç durumuna dönüştü. Siyasi hukuki yozlaşmışlıkla gayrimeşru düzen kuruyorlar.

Ben net tavır koydum

Sedat Peker’in açıklamalarından sonra SBK adında iş insanına kaydı. Nasıl kirli ilişkiler üzerinden siyaseti ve hukuku yönlendirmeye çalıştığını hayretle utançla izliyoruz. Bu kişiye 30 Eylülde yurtdışına çıkma yasağı konuyor Kasımda kaldırılıyor. Kim kaldırdı bu yasayı? Bu vahim bir iddiaa neden koydu neden kaldırıldı neden yurtdışına çıktı? Cumhurbaşkanı o dönem Rıza Zarrab için ‘hayırsever’ dedi. Ben net tavır koymuştum. O günkü Bakanlar Kurulunda söyledim Rıza Zarrab ile kimsenin fotoğrafı olsun istemedim. Burası devlet muz cumhuriyeti değil. Cumhurbaşkanına hatırlatırım. Devlete sahip çıkmak onura sahip çıkmakla olur.

SBK Türkiye’de yargılanmalı

SBK olayında adı geçen o bakanların yurtdışında hesap sorulmasına benim gönlüme yatmaz. Biliyorlar SBK suçlu ama o suça bulaşan bakanlar var. Erdoğan’a sesleniyorum; SBK ile ilgili derhal hukuki süreci Ankara’da başlatmalıdır. SBK ile ilgili New York mahkemelerinde değil Ankara’da yargılanmalıdır. İç İşleri Bakanlığı’nın yaptığı hem suçtur. Geç kalınan her dakika bu ülkeyi itham altında bırakıyor. Söz konusu bakan Türkiye Ekonomi Kurulu’ndan sorumlu bir kişiden makam aracı almış. Sen bürokratsın iş adamlarıyla iletişime geçemezsin. Bu suçtur. Kendisi de kabul etti makam aracı aldığını; hemen görevden alınması gerekir.

Davutoğlu: Bizim bilmediğimiz bir yapılanma mı var?

Devlet görevlisi olan elçiler, bürokratlar devletin görevlisidir; siyasi partilerle ilişki kuramaz. Derhal hukuki işlem başlatılmalıdır. Bir gazeteci geçmişinde bize her türlü trollüğü yapmış biri. Bu gazeteci ben suçsuzluğuna inandığım binlerce dosyayı İç İşleri Bakanlığına ve Adalet Bakanlığına götürdüm ve onların serbest bırakılmalarını sağladım diyor. Bizim bilmediğimiz bir istinaf mahkemesi mi var Türkiye’de? Bizim bilmediğimiz bir Yargıtay, Danıştay yapılanması mı var? Gizli, paralel. Bu FETÖ yapılanması, FETÖ’ye benzer bir yapılanma. Onlar da öyle yaparlardı.

Belli bölge imamları dosyaları götürüp bunları temiz çıkarın bunları suçlu çıkarın diye. Şimdi aynı FETÖ taktiğiyle nasıl bir gazeteci Türk yargısına İç İşleri Bakanlığı’na gidip evrak verir? İç İşleri Bakanlığı da ses çıkarmıyor. Başınız dik oturmanız için Türkiye’ye gelen her itham karşısında konuşun. Danıştay’a sesleniyorum bize bir gazeteci üzerinden kağıt getirip de bunu iddiaa etmek bize hakarettir diye açıklama yapsanıza. Derhal ilgili merciiler tarafından ‘Türk yargısını töhmet altında bırakmıştır’ diye hukuki işlem başlatılmalıdır.

İktidara geldiğimiz zaman gerçek hukuk gerçek siyaset olacak. Alın teri ile çalıştılar kazandırlar diyecekler. Bu çirkefliği bu çürümüşlüğü tertemiz bembeyaz bir ülke haline getireceğiz. Şimdilerde Nizam-ı Mülkü canlandırıyorlar televizyonda. Bunlar ne anlar. Bilmezler Nizam-ı Mülkü, okumazlar. Siyasetnameyi okutmak lazım bunlara.

Bütün bu tabloya karşı Cumhurbaşkanı ne yapıyor? Birinci sorumlu o’dur. Devletin sorumlusu o’dur. Sedat Peker’in iddialarına sustu. Suçlamıyor da aklamıyor da. Kendi siyasi arkadaşlarının böyle itham edilmesine susuyor, sahip çıkmıyor, böyle liderlik olmaz. Sükut ikrardan gelir. Suçu artırdı da artırdı. Şimdi de Sedat Peker’in paylaşımlarına yasak geldi. Bir konuda yasak geliyorsa bilin ki şüphe vardır. Bugün bir cerahat var Türk siyasetinde. Biz bu bünyeye nüfuz etmiş virüsleri, kanserleri birer birer cerrah titizliğinde temizleyeceğiz.

Şeffaflık eleştirisi

Şimdi bir de şeffaflık çağrısı yapıyor. Gün doğmuş, ikindi olmuş, akşam yaklaşıyor; ülkenin üzerine karanlık çökmüş ‘Günaydın arkadaşlar’ diyor. Sizde şeffaf olacak yüz var mı? Osmanlı Devleti’nin güçlü yönü nedir biliyor musunuz? Her mahkemenin her şeyin kaydı vardır. Sizin devlet kayıtlarınız var mı? Biden görüşmenizin kaydı var mı? Erdoğan bana dolandırıcı dediğinde soruşturma açın dedim ses çıkmadı. Şeffaflık diyorsanız birinci ikinci akrabaların dahil kimin nasıl servet elde ettiği soruşturulsun. Siyasete kişinin kendisi girer akrabaları girmez.

Geçmişte Cumhurbaşkanına söylemiştim FETÖ dosyaları üzerinden mülk devir teslimleri oluyor demiştim cumhurbaşkanına. Mülk ilkesi hukukun temel ilkelerinden biridir. Kişiye devretmeyin, hazineye devredin dedim. Şimdi ne çıkıyor ortaya marinaya çöken otele çökenler ortaya çıktı. Bir kayyum bir kişi 99 şirkete kayyum atamış ve her birinden maaş almış. Kayyum atanan biri oğlunun adına şirket kurmuş oradan oraya para aktarılıyor. Şimdi MKE’yi özelleştirmeye çalışıyorlar. Şimdiden kimin alacağını ayarlamışlarladır onlar.”

Gebze Haber Merkezi

Gebze Haber Merkezi | Gebze'nin Haber Merkezi. Özgün, Yaratıcı, Yenilikçi Bakış Açısı ile Doğru, Tarafsız, Araştırmacı Gazetecilik.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu