REDSTONE FRANCHISE BAŞVURUSU İÇİN HEMEN TIKLAYIN! Uluslararası ve %100 Türk Sermayeli Gayrimenkul Franchise Şirketi
Türkiye Gündemi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Biden ile samimi ve yapıcı havada bir toplantı yaptık’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Roma dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu ve sorularını cevaplandırdı. Erdoğan, “G20 Roma Zirvesini hamdolsun başarıyla tamamladık. Roma’da iki gün boyunca ‘İnsanlar, Gezegen ve Refah’ ana teması etrafında verimli toplantılar yaptık. Yıl boyunca yapılan çalışmaları gözden geçirdik. Zirve kapsamında, küresel ekonomik gelişmeleri ele aldık” dedi.

Erdoğan, sağlık boyutuyla mücadelede önemli mesafe alınan salgının olumsuz ekonomik etkilerinin halen devam ettiğini belirterek, “Özellikle emtia fiyatları ve borçluluk oranlarının ciddi oranda yükseldiğini görüyoruz. Küresel enflasyon baskısı da aynı şekilde giderek artıyor. Bu çerçevede ekonomilerimizin dayanıklılığını artırmak amacıyla ne gibi önlemler alabileceğimizi değerlendirdik. Küresel enflasyonla mücadelede iş birliğinin önemine değindik. Ayrıca, korona virüs salgınının küresel sağlık sistemine olan etkileri üzerinde fikir alışverişinde bulunduk. Aşı meselesinde süregiden adaletsizliğin ve ayrımcılığın önlenmesi gerektiğini vurguladık. Şu an klinik deneyleri yapılan TÜRKOVAC aşımızı, onaylanınca, milletimizle birlikte insanlığın da istifadesine sunacağımızı ifade ettik” dedi.

G20 Zirvesinin ana başlıklarından birisinin de “İklim ve Çevre” olduğunun altını çizen Erdoğan, “İklim değişikliğiyle mücadelede üzerimize düşeni yaparak Paris Anlaşmasını onayladığımızın bizzat altını çizdim. Bu konuda öncü ve proaktif bir rol üstlenmeye hazır olduğumuzu muhataplarımızın dikkatine getirdim. Zirve vesilesiyle, ev sahibi İtalya Başbakanı Draghi, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Von Der Leyen, Hollanda Başbakanı Rutte, önümüzdeki G20’nin ev sahibi Endonezya Cumhurbaşkanı Widodo, Amerikan Başkanı Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Michel, Almanya Şansölyesi Merkel ile bir araya geldik. Tabii aday Şansölye ile de görüştük, hatta ikisi beraber geldiler. Yine zirve sırasında farklı ülkelerden katılımcılarla görüşmelerimiz oldu. Ziyaretim boyunca gerçekleştirdiğimiz istişarelerin ve ortaya koyduğumuz görüşlerin hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum” dedi.

Erdoğan, ‘ABD Başkanı Biden ile görüşmenizin genel hatlarını neler oluşturdu? Görüşmelerden önce Amerikan tarafının Reuters kanalıyla bir mesajı vardı, Biden cenahlarından Türkiye’ye bir şekilde tansiyonun düşürülmesi konusunda telkinlerde bulunulacağı şeklinde. Ancak daha sonra her iki taraftan da görüşmenin çok olumlu geçtiği yönünde açıklamalar oldu. Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğine dair değerlendirmeleriniz nelerdir?’ sorusuna, “Biden ile samimi ve yapıcı havada bir toplantı yaptık. Toplantıda Mevlüt Bey, İbrahim Bey ve Hakan Bey benimle birlikteydiler. Kendisinin yanında da Dışişleri Bakanı ile güvenlik ve istihbarattan sorumlu isimler vardı. Toplantıyı gayet olumlu bir havada devam ettirdik. Afganistan, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz konularında iş birliğimizi güçlendirmenin yanı sıra özellikle de ekonomik ilişkilerimizi çok daha yoğun bir şekilde devam ettirme kararı aldık. Bunun için de arkadaşlarımıza gerekli talimatları verdik. Hemen Hazine ve Maliye Bakanlarımıza muhataplarıyla çok daha sık görüşmelerini söyledik. Böylece inşallah ekonomide ikili ticaret hacminde 100 milyar dolar hedefimize ulaşırız ve bu yolda yürürüz. Tabii NATO ittifakı ve stratejik ortaklık bağlamında atılacak adımları da istişare etme fırsatını bulduk. Hepsinden öte tabig bizim bu F-35 konumuz var. Malum bizim 1 milyar 400 milyon dolarlık yaptığımız bir ödeme var. Bununla ilgili olarak da F-16 tedarikini müzakere ettik. Bu konuda da kendilerinden olumsuz bir yaklaşım görmedim. Tam aksine yine bununla ilgili de Savunma Bakanlarımız birbiriyle görüşecekleri gibi Dışişleri Bakanlarımız da muhataplarıyla görüşerek inşallah iki ülke ilişkilerini ilgilendiren bu hassas konuyu da neticelendirmeyi umuyoruz. Biden “Çok kısa zamanda netice alamayabiliriz. Biliyorsunuz iki farklı bölümden, Temsilciler Meclisi ve Senato’dan geçiyor. Malum, durum 50-50 ama ben elimden geleni yapacağım” dedi. Ben de kendisine “Bunu başarabileceğinize inanıyorum ve bu konuda şu anda ağırlığın sizde olduğunu görüyorum” dedim. İnşallah Savunma Bakanlarımız da birbirleriyle görüşmeleri devam ettirecekler. Bugünkü toplantıya katılan arkadaşlarımızın bu işi yakın markajda tutmasıyla inşallah bunu nihayetlendirirsek, burada iki tane önemli başlığımız olacak; biri tedarik, biri de elimizdeki F-16’ların modernizasyonu. Bunların da o arada inşallah yapılma durumu söz konusu olacak” cevabını verdi.

‘Bir de kendisine Daha Adil Bir Dünya Mümkün kitabınızı takdim ettiniz bildiğimiz kadarıyla. Türkiye’nin Yeşil Kalkınma Devrimi çalışması da vardı. Bu ikisiyle ilgili geri dönüşleri neler oldu?’ sorusu üzerine Erdoğan, “Gerek benim “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” kitabımı gerekse “Türkiye’nin Yeşil Kalkınma Devrimi” kitabını Biden’a hediye ettim. “Türkiye’nin Yeşil Kalkınma Devrimi” kitabında benim bir takdim yazım bulunuyor. Biden’a “Biliyorsun ben de çevreciyim” dedim. Biz bu kitapları verince o da “Ben de size kendi kitabımı takdim edeceğim” dedi. Onun da vefat eden oğlu hakkında yazdığı bir kitabı var” dedi.

‘BM Zirvesi sonrası selefleriyle mukayese edip Biden için “Kendisiyle iyi başladık diyemem” demiştiniz. Bu sefer bu görüşmeden sonra bu kanaatiniz değişti mi?’ sorusuna Erdoğan, “Tabii şartlar atmosfere göre değişiyor. BM sırasında farklı beklentilerimiz vardı. O farklı beklentiler olmayınca olay biraz daha farklı bir duruma doğru gitti. O gelişme farklıydı. Bu görüşme için medya da “20 dakikalık bir görüşme olacak” diyordu. Bizim görüşme 1 saat 10 dakika sürdü. Medyanın bizimle nasıl uğraştığını anlayın. Yani kendilerince “kabul etmeyecek, görüşmeyecek” de derler, 20 dakikaya da indirirler. Ama bizim görüşme 1 saat 10 dakika sürdü. O sürede de protokol sürekli geldi gitti, geldi gitti, onlara bir iki kez kaş göz yaptı. En sonunda da bir yerde artık görüşmeler vardı, bir taraftan da toplantı başlamıştı, hemen onlara gitmek zorunda olduğumuz için diğer programlara geçmek durumunda kaldık. Onun için BM Genel Kurulunun olduğu dönemden bu yana farklı bir sürecimiz oldu. Şimdi tabii bizim Türkevi tam BM’nin çapraz karşısında. İnşallah gün ola harman ola. Misafir ederiz, orada da görüşmemizi yapabiliriz, o da olur. Niye olmasın. Ayrıca güvenlik, savunma, ticaret, terörle mücadele ve bölgesel konular başta olmak üzere aramızdaki bütün konularla ilgili ortak bir mekanizma kurulması konusunda mutabık kaldık, anlaştık. İnşallah bu konuları da ilgili arkadaşlarımız bizzat yürütecekler” cevabını verdi.

Erdoğan, ‘Anladığımız kadarıyla son derece sıcak ve samimi bir görüşme olmuş ama öte yandan bir de Amerika’nın bugüne kadar açıkça PKK/YPG’ye verdiği destek var. Silah eğitimi devam ederken Türkiye’nin onca uyarısına rağmen tatbikat yapmaya kadar gitti işler. Sizin bu konuda aslında çok açık ve net bir mesajınız vardı. Sorumluluklar karşılanmadığı sürece her an bir operasyon sinyali verdiniz, “Gerekirse operasyon yaparız bu bölgede” dediniz. Biden ile bu görüşmede de, buradaki basın toplantısında üzüntünüzü dile getirdiğinizi belirttiniz ve yeni bir sürecin bundan sonra başlayacağını söylediniz. Bu yeni süreçten ne bekliyoruz ve bundan sonraki süreç Türkiye’nin operasyon ihtimalini nasıl etkiler?’ sorusuna, “Operasyonun yapılması gerektiği zamanda tabi ki operasyon yapılır. Ondan geri adım atılmaz. Bir defa terör örgütleriyle olan mücadelemizden bizim asla sarfınazar etmemiz mümkün değildir. Eğer karşımızda bir terör örgütü olan PKK/PYD/YPG varsa, ne gerekiyorsa biz bunu yaparız. Bundan da taviz vermeyiz. Bunu zaten biz kendilerine her zaman söyledik ve söylüyoruz. Bundan sonraki süreçte de NATO’da müttefiksek, NATO müttefiki olarak bizim ittifak halinde olduğumuz ortağımızın böyle bir şeye tevessül etmemesi gerekir. Yine aynı şekilde bundan sonraki süreçte de Türkiye’nin temel önceliklerinden olan bu meselede beraber çalışmamız gerektiği hususunda bugün de mutabakata vardık. Orada da kendilerinin olumsuz bir yaklaşımı olmadı” cevabını verdi.

‘İtalya Başbakanı Draghi’yi kabul edişinizi sormak istiyorum. Özellikle Nisan ayında Draghi’nin atanmış bir başbakan olarak, defalarca seçilmiş bir Cumhurbaşkanına karşı kullandığı bir ifade vardı. Bu Türkiye’de haliyle büyük bir tepki gördü. İtalya medyasında da sizin İtalya’ya gelmiş olmanızın ve bu kabulün bir telafi beklentisi oluştuğuna yönelik haberler çıktı. Draghi’nin şahsen bu hasarlı durumu telafi edebilmek için nasıl bir yaklaşımı oldu, bu konu hiç geçti mi, aranızda nasıl bir ilişki oluştu?’ sorusu üzerine Erdoğan, “Biz İtalya ile Berlusconi döneminden itibaren çok güzel, başarılı işler yaptık. Savunma sanayiinde de o dönemde çok ciddi bir adım atarak bu Atak helikopterlerimizi biz İtalya ile anlaşarak aldık. Onlarla buna başladık. Özellikle Atak helikopterlerinde müşteri çok ama bizim tek sıkıntımız, bu Rolls-Royce noktasında gerekli olan motoru istediğimiz miktarda temin edemediğimiz için ihracatında maalesef çok çok başarılı olamıyoruz. Atak helikopterlerinde elimizde bol miktarda Rolls-Royce motor olsa biz ciddi manada ihracat yaparız. Bu dönemde inşallah burayla adımları yeniden başlatıp atarken, onların motor teminini sağlamalarıyla biz Atak helikopter talebini karşıladığımız zaman savunma sanayiinde ciddi manada bir sıçrama daha yapmış oluruz. Olay sadece İHA, SİHA, Akıncı’da kalmaz. Aynı zamanda Atak helikopterleriyle de dünyada farklı bir yere geliriz. Bunun dışında da ben Biden’ın buraya farklı yaklaşım göstermediğini, onun da olumlu bir yaklaşım veya beklenti içerisinde olduğunu görüyorum. Temennim odur ki inşallah en kısa zamanda bu süreci başarılı bir şekilde sürdürürüz” dedi.

Erdoğan, ‘Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la görüşmenizin detaylarını da merak ediyoruz. Nasıl bir atmosferde geçti, hangi konular üzerinde duruldu? Görüşmenizin ikili ilişkilere etkisiyle ilgili değerlendirmeleriniz neler olur?’ sorusunu, “Macron ile olan görüşmemizde 5-6 ana başlık vardı. Bunların merkezinde tabi Libya vardı. Libya ile ilgili Berlin Konferansının bir benzerini Paris’te yapmak istiyor. Bu bir yerde durumdan vazife çıkarmak gibi oluyor. Bizim oraya ısrarla eş başkan olarak gelmemizi istiyor. Dedim ki “Berlin’de zaten biz bu konferansı yaptık. Kaldı ki buraya bazı davetleriniz var; mesela Yunanistan, mesela İsrail, mesela Kıbrıs Rum Kesimi. Bunların katılacağı bir Paris Konferansına biz katılamayız.” Durdu ve “Bir çalışma yaptırsak bunun üzerinde, özel temsilciler belirlesek” dedi. Ben de “Şartımız bu, bir defa bunlar olmayacak. Eğer Yunanistan buraya gelecekse özel temsilci falan da göndermeye gerek yok. Burada çok ısrarcı durumundaysanız özel temsilcileriniz kim, bunları da görelim ama burada Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Rum kesimi olacak olursa bunu zaten yapamayız” dedim. Birincisi bu. Şimdi o da isimler verecek, biz de isimler vereceğiz, arkadaşlar aralarında görüşme yapacaklar. Fakat tabi bu şartlarımız yerine gelmedikten sonra olmaz.

Bir diğer konu Afganistan meselesi. Afganistan ile ilgili de malum, askerimizi çektik, askerimiz artık orada yok. Tabii bunların sıkıntıları var; orada zaman zaman Fransızlar olabilir, bunların oradan alınması gibi. Dedik ki biz şu anda Katar’la çalışıyoruz, bir gayretimiz var ve bizim Afganistan’da Afganistan halkını yalnız bırakmak gibi bir düşüncemiz yok. Ondan sonra güney Kafkasları gündeme getirdi. Dedik ki biz geçen hafta oradaydık ve güney Kafkaslar’da da şu anda atılan olumlu adımlar var ve bu olumlu adımları da İlham Aliyev kardeşimiz kararlı bir şekilde sürdürmek istiyor. Hatta Paşinyan’la da görüşmesi oldu. Bu görüşmede de bölgede 6’lı bir platform oluşturalım konusu gündeme geldi. Rusya, Azerbaycan, Türkiye, İran, Gürcistan ve bunun yanında bir de Ermenistan, eğer hepsi de kabul ederse burada bir barış platformu oluşturmuş oluruz. Bizim derdimiz, bu da olursa isabetli olur. Macron’la görüşmemizde Libya ile ilgili konuda bizim askerlerimizin eğitmen olarak ve Libya’nın milli hükümeti ile anlaşmalı şekilde orada bulunduğunu da bir kez daha ifade ettim” diye cevapladı.

Erdoğan, ‘Yunanistan ve Fransa arasında yapılan anlaşma uyarınca Yunanistan Fransa’dan Rafale uçak alıyor, fırkateynler alıyor. Diğer taraftan olası çatışma durumunda belli açılardan Yunanistan ile beraber etme yönünde bir anlaşma gerçekleştirdiler. Bu tablo Doğu Akdeniz ve Ege’deki jeostratejik dengeyi ne yönde etkileyebilir?’ sorusunu, “Biden’a da Macron’a da bu konuyu söyledik. Dedik ki bu Dedeağaç olayı nedir? Burada böyle bir üssün kurulması bizi, halkımızı ciddi manada rahatsız ediyor. Bununla ilgili olarak da Macron sahiplenemedi ve Rafale ile ilgili de “Onların parası var” dedi. Dedim ki “Bak seni aldatıyorlar. Bunların parası falan yok. Sadece Batı’ya 400 milyar avro borcu olduğunu biliyorum.” “Paraları var” dedi. Her şey para. Tabii bir de üs meselesi var. Ama bu gelişmelerle ilgili bizim bütün derdimiz Türkiye olarak biz güçlü olacağız” diye cevapladı.

‘Dünyada tek S-400’ü olan ülke biz değiliz. Hindistan da aldı. Aralık ayında da teslim alacaklar. Fakat Amerika’nın bütün etkili dergileri, Amerikan senatosundan üyeler, “Aman Hindistan’a S-400 yaptırımı uygulamayalım” diyorlar. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı da “Dışişleri ile Başkan Biden karar verir, yaptırım uygulanmayabilir Hindistan’a” diyor. Bir de F-16’nın en üst modelinin bir benzeri F-21 diye bir fabrika kurdu Lockheed Martin Hindistan’da. S-400 yüzünden Türkiye’ye F-16’yı verip vermemeyi kongrede tartışırken, Hindistan’a yaklaşımları bu şekilde. Bunu nasıl değerlendiriyor sunuz?’ sorusu üzerine Erdoğan, “Ben Roma’daki görüşmemizden sonra böyle bir şeyin olmadığını görüyorum. Şu anda gerek Dışişleri Bakanımız gerek Savunma Bakanımız muhataplarıyla yapacakları görüşmelerle bu işi neticelendirirler ve biz de kendisiyle ayrıca yapacağımız görüşmelerle işi yakın takibe alırız. Tabii Hindistan meselesi önemli. Çünkü Hindistan NATO’da değil ama Türkiye NATO’da, senin ortağın. Dolayısıyla NATO’daki ortağınla böyle bir şeye girmiyorsun, NATO’da olmayan Hindistan’la böyle bir adım atmaya kalkıyorsun. Bu tabii bizi üzer” dedi.

Gebze Haber Merkezi

Gebze Haber Merkezi | Gebze'nin Haber Merkezi. Özgün, Yaratıcı, Yenilikçi Bakış Açısı ile Doğru, Tarafsız, Araştırmacı Gazetecilik.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu